kahve ve nikotin anksiyetinizi arttırabilirmi
Ruhsal Sağlık

Kahve ve Nikotin Anksiyetenizi Arttırabilir mi?

Anksiyete normal biyolojik bir reaksiyondur. İster beklenmedik bir saatte, isterse bir sunum yapmadan önce, uçağa binmeden önce veya gece yarısı telefon çaldığı zaman deneyimleyebilirsiniz.

Anksiyete bozuklukları ve bilişsel davranışçı terapi konusunda uzmanlaşan Louisville’deki klinik psikolog L. Kevin Chapman, “Algılanan geleceğin tehdidine veya tehlikesine karşı duygusal bir tepki” diyor ve bu yanıtlar algılanan tehdit hakkında bilişsel düşünceler içermektedir. Olayın kontrol edilemezliği ya da öngörülemezliği gibi durumlarda, hızlı kalp atışı, nefes darlığı, gerginlik, sıcak ya da soğuk basmaları gibi fiziksel duygular ve kaçış ya da kaçınma dahil olmak üzere yapılan davranışlardır.

Normal anksiyete zaman zaman kontrol edilebilir ve sonludur. Ancak kronik veya kontrol edilemeyen kaygı, normal değildir. Harvard Tıp Fakültesi ve Geisel Tıp Okulu’nda psikiyatrist ve eski öğretim üyesi Dr. Richa Bhatia “Anksiyete abartıldığında ve yaşamın bir ya da daha fazla yönünün işleyişini bozmaya başladığında, bu bir anksiyete bozukluğu şeklinde açıklanabilir” diyor. Hem biyolojik hem de çevresel faktörler anksiyete bozukluklarına neden olabilir, anksiyete bozukluğu olan bir aile üyesine sahip olmak, bozukluğu geliştirme olasılığını artırır. Ama çevresel faktörler de anksiyete bozukluklarına yol açabilir. Stresli yaşam ya da çocukluk travması da bunu etkileyebilir.

Bunların haricinde tüketimlerinizde anksiyeteyi etkilyebilir.

Kafein, Nikotin ve Alkole Dikkat

Aşırı ya da yüksek miktarda kafein alımı, özellikle psikiyatrik rahatsızlıklardan muzdarip olanlar da, ergenlerde ve genetik olarak yatkın olan diğer kişilerde, özellikle de panik atak riskini arttırdığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. Kafein ve tütün, anksiyetenin ortaya çıkışına, özellikle de kaygıyla ilişkili fizyolojik uyarılmaya katkıda bulunabilir.

Chapman, “Kafein bir uyarıcı gibi davranır ve kalp çarpıntısı, huzursuzluk, göğüste sıkışma, ateş basması ve diğer semptomlar gibi anksiyeteyle ilişkili fiziksel semptomları taklit eder.” Kafein gibi maddelerin, beyindeki belirli reseptörler ve nörotransmiterler üzerindeki etkileri ile anksiyeteyi biyolojik olarak etkileyebilir. “Kafein beyinde çeşitli mekanizmalarla hareket eder. Bu mekanizmaların bazıları tetikleme, alevlenme veya kaygıyı sürdürmede rol oynar. Kafein, hipotalamus-hipofiz-adrenal ekseni ve vücuttaki stres hormonu üzerindeki etkileri aracılığıyla nöroendokrin, stres yanıt sistemini etkileyebilir.” Başka bir deyişle, kafeinin stres hormonu, kortizol üretimine yol açan ve anksiyete benzeri semptomlara neden olan biyomekanizmalardan birini tetikleyebileceği anlamına gelir.

İlginçtir ki, tütün ve alkol genellikle kullanıcı için geçici bir endişe rahatlığı sağlar, ama daha sonra geri teper ve kaygı semptomlarının sürdürülmesi ve kötüleşmesine katkıda bulunur. Başlangıçta, sigara nikotin reseptörleri ile etkileşime girerek “stres rahatlaması” sağlar. Bununla birlikte, uzun süreli sigara içme, özellikle sigaradan uzak durulduğu sırada uzun süreli kaygı semptomlarına katkıda bulunur.

Benzer şekilde, alkol bir depresandır ve tüketildiğinde vücuda sakinleştirici, yatıştırıcı bir etki sağlayabilir. Ancak, uzun süreli alkol tüketimi, endişe verir ve kötüleşmeye katkıda bulunur. Anksiyete bozukluklarının sıklıkla madde kullanım bozuklukları ile birlikte oluştuğunu ve bu bozukluklar arasında iki yönlü bir ilişki vardır. Pek çok kişi maddeyi olumsuz duygusal deneyimlerden kaçmak için kullanıyor, ancak maddeler aynı olumsuz duygusal deneyimlere katkıda bulunuyor.

Bu yüzden alkol ve nikotin ve kafein tüketimi konusunda hiçbir zaman aşırıya kaçmayın. Günde en fazla 3-4 fincan kahve tüketin. Sigarayı bırakmaya çalışın ve alkolü azaltın.

Bir Cevap Yazın